Arsız

Yılmaz Özdil, bu yıl da 21 Mart geleneğini bozmayarak, içindeki komünistlikten kaynaklı iddialarını yinelemiş.
Geçen yıllarda, Başbuğ tarafından kutlanan 21 Martlara dair örnekler göstermiştik ama “arsıza ağaç çaksan o ses nereden geliyor der” sözü kavlince, köşesinden solcu tetikçiliği yapabileceği hiç bir fırsatı kaçırmıyor.
***
Ona göre Nevruz’un kaynağı, Türk düşmanı Firdevsi’nin Şehnâme adlı zırıltısı. Kaynaksız efsanelerden ibaret kitabın yazıldığı tarih belli değil ama yazarın doğduğu tarih M.S.940…

Bu tarihi aklınızda tutun…
***
Bilge Kağan’ın ölümünden bir yıl sonra, yani 735 yılında, oğlu tarafından adına dikilen anıtın içinden bir bölüm:
“Bunça kazganıp kaŋım kağan ıt yıl onunç ay altı otuzka uça bardı lagzin yıl bişinç ay yiti otuzka yoğ ertürtüm.”

Günümüz Türkçesine çevirince şöyle:

“Bu kadar kazanıp babam Kağan, Köpek yılının onuncu ayının yirmi altıncı gününde vefat etti. Domuz yılının beşinci ayının yirmi yedisinde cenaze törenini tamamladım.”
(Bilge Kağan Yazıtı, Güney yüzü, 10. satır)

***

735 yılında taşa kazınmış bir anıtta, uydurma efsane falan değil, tarihî bir kayıt var.
Ay, gün, yıl hesabı var.
Yani, bir takvim var.
Bunu da aklınızda tutun…
***
Kaşgarlı Mahmut 1074 yılında tamamladığı eseri Divânu Lügati’t-Türk’ün “Sözlük” bölümünde “pars” sözcüğünü açıklarken, 12 hayvanlı Türk takvimini anlatmış.
Yani, o Firdevsi daha anasından düşmemişken, Türk anıtlarına işlenen detaylı tarihlerin neye göre işlendiğini anlatmış.
O takvime göre yılın başladığı tarih, baharın da başladığı tarih olan, 21 Mart…

***

Pekiyi, bu bahsi geçen Türkler, o İranlı uyduruk kişilerin, masal karakterlerinin, uydurma günlerini yılbaşı olarak kabul edebilir mi?
Bu konuda da yine aynı anıtlara bakalım:
“Tanrı gibi Tanrı yaratmış Türk Bilge Kağanı, sözüm: Babam Türk Bilge Kağanı … Sir, Dokuz Oğuz, İki Ediz çadırlı beyleri, milleti … Türk tanrısı … üzerinde kagan oturdum.”

Yani; Farslının uydurma şahının tahta çıkış gününü kendisine dert edecek adam, bizim illerde yok.

***
Özbekistan’ın, Türkmenistan’ın, Azerbaycan’ın o güne özel bayramlarını da aynı yüzsüzlükle ve solcu gocuntusuyla açıklayacak kadar yüzsüzlük o şahısta bulunacağı için örnek verme gereği duymuyorum.
Atatürk’ün katıldığı kutlamaları da gösterdiğimiz halde yüzsüzlükte ısrar ediyor fakat; bunların kafasında Atatürk’ün hayatına denk gelmeyen milli bayram olmaz. Olsa olsa Amerika’da ölmüş komünistlerin işçi bayramı olur…
Bu türlü Atatürkçülerle ilgili, cennet mekân Nejdet Sançar’ın tespiti eşsizdir:
” Atatürkçülük, Gazi Mustafa Kemal’in heybetli varlığını siper yaparak, o siperin arkasından kendi adi çıkarlarını, siyasi ihtiraslarını veya Türklük aleyhindeki melun fikirlerini kolayca, rahatça ve hatta şirretçe söylemenin, yazmanın adından başka bir şey değildir.”

Caner KARA