Arz-ı Hâl

Hâlimi sorana ne arz edeyim?
Hâl bilen yoldaşım, eşim olmadı.
Hadi hâlden bilen var farz edeyim,
Başımı eğecek işim olmadı…

Hiç yılgın olmadım, hiç yorgun, bitik,
Benim hayallerim göklerde yitik,
Bazı gün aşımın yanına katık,
Bazı gün katığa aşım olmadı…

Yine de ruhumu Tanrıdağı’na,
Elçi gönderirim han otağına,
Mızrak fırlatırım atom çağına,
Asla üç kuruşluk düşüm olmadı…

Düşmeden bilinmez kalkmanın tadı,
Simadan silinmez kalkmanın tadı,
Ve tarif edilmez kalkmanın tadı,
Hiç bahar görmemiş kışım olmadı…

Ne namert dostum var, ne mert düşmanım,
Benimle aynı gün doğdu isyanım,
Pişmansam, boş geçen güne pişmanım,
Yine de boş geçen yaşım olmadı…

Yanıltmadı beni tuttuğum fikir,
Ne yenik yaşadım, ne eksik, fakir,
Dik durdu bir ömür dik durdu şükür,
Yastığa düşecek başım olmadı…

Caner Kara