Çal Kaval

Çal kaval, nefesim çıkmıyor bugün,
Dertli çal gönlümün pasını al geç,
Çal kaval, nazımı çekmiyor yükün,
İbret al gülümün sesini çal geç,
Bir aylık uykular çökmüyorken dün,
Kaval çal, nefesim çıkmıyor bugün…

Gözlerinde dingin gördüm Hazar’ı,
Anka Kuşu duruyordu dizinde,
Çiçeklenmiş aşıkların mezarı,
Kaf Dağı’nın baharı var yüzünde,
Çal be dertli destanların yazarı,
Gözlerinde dingin gördüm Hazar’ı…

Çal be huri görenlerin düdüğü,
Huri neyi kıskanırsa onu çal,
O mu yoksa kulun melek dediği?
Peri çarptı say beni de beni çal,
Dolmaz onun yokluğunun gediği,
Çal be huri görenlerin düdüğü…

Hasretin sesi yok susarsan eğer,
Gözümden hayali gitmesin, susma,
Hayali bile bu cihana değer,
Gönlümde yankısı bitmesin susma,
Bu dünya harika görmemiş meğer,
Sesi yok hasretin susarsan eğer…

Onu çal, başka da güzel var deme,
Titret ki gönlümde yeri titresin,
Hasret de, gurbet de, sakın yar deme,
Yar dersen tuz basar yarama sesin,
Yaralı çal beni, bahtiyar deme,
Onu çal, başka da güzel var deme…

Bu kış bütün gerçekleri kuruttu,
Yeni doğan çiçeklere ninni çal,
Yağmur bütün demirleri eritti,
Yeni yağan damlalara haber sal,
Beni, bir çiçeğe hasret çürüttü,
Bu kış bütün gerçekleri kuruttu…

Çal kaval, çal durma çalabilirsen,
Söyle, o gülüşün nedir hikmeti?
Bul nedir anlamı, bulabilirsen,
Verseydim, kaç cana bedel kıymeti?
Tercüman ol bana olabilirsen,
Çal durma, çal kaval çalabilirsen…

Kaval, sesin ondan eksik şakıyor,
Sen onun sesinin dengi değilsin,
O senden bin defa güzel yakıyor,
Eğilsin, dağlar da böyle eğilsin,
O güneşten bile güzel bakıyor,
Kaval, sesin ondan eksik şakıyor…

Kaval sana nasıl ki nefes lazım,
Bana da sen değil o gerek şimdi,
Onsuz seni bırak, ben nemelazım,
Bende can-canan o, o yürek şimdi,
Benim kavalım o, o benim sazım,
Kaval sana nefes, bana o lazım!

07 02 2011

Caner Kara