DÖNDÜ YENİLMEZ

 

28 yaşında.
İki çocuk annesi.
Berat 5, Berkay 3 yaşında.
Eşi kendisini devamlı dövdüğü için, 2011 yılında uçurumdan atlamış, hayatta kalmış. Şiddet bitmeyince çocuklarını alıp ayrılmış. Geçimini sağlamak için evlere temizliğe gidiyor.
İşe giderken, Kütahya’da bulunan evlerinin kapısını da kilitlemek zorunda kalıyor.
Sobadan kıvılcım sıçramış, ev yanmış, Berat ve Berkay da içindeyken…
Döndü uçurumdan atlamış ölmemiş, dayak yerken kafa travması geçirmiş ölmemiş, yokluktan, yoksulluktan, açlıktan ölmemiş ama 5 ve 3 yaşlarındaki iki çocuğu o yangında ölmüş.
Yoksulluk, sahipsizlik, dayak, intihar yetmemiş olacak ki şimdi de bahtına evlat acısıyla yalnızlık yazılmış…
Yıllar önce, rahmetli Necdet Sevinç’in yazılarını okurken denk gelmiştim. Muş’ta doğum yapmak üzere olan bir kadının tipide donarak ölmesine isyan ediyordu. Yanlış hatırlamıyorsam, henüz 70’li yıllardı ama merhum Necdet Sevinç, ‘bu zamanda bu olur mu? ‘ diye soruyordu.
Geçen yıl aynı olayın tekrar yaşandığını duyunca aklıma gelmişti. Yattığı yer nur olsun. Bu çağda bile oluyor bunlar.
Döndü Yenilmez’e taksirle ölüme sebebiyet vermekten dava açılmış.
Ne desek suç ne yazsak hakaret ne söylesek muhalefet…
Ulan sen 5 milyon mülteciye bakan ülkesin be!
Milletin milyonlarca dolarını havai fişekli kutlamalara, açılış törenlerine, bayram kokteyllerine, resepsiyonlara harcayan ülkesin sen!
Sen, bir bürokratın on makam aracıyla gezdiği, bir uçağı beğenmeyip yenisini aldığı, uçak pistinde deve kesen adamların ülkesisin!
Ulan sen 2016’nın ilk 5 ayında örtülü ödenekten, nereye gittiği belli olmayan, sorulmayan, sorgulanmayan 735 milyon lira harcamış ülkesin be!
Hiç mi utanmıyorsun?

26 Aralık 2016