Dünya’nın Zembereğini Yamultan İki Türk


Hülagü’nün başında bulunduğu devlet İlhanlı hanedanıdır. Cengiz Han’ın torunu olan Hülagü Han; Mengü Han ve Kubilay Han’ın da kardeşidir.
Annesi Sorgotani Beki, karısı Dokuz Katun ve en yakın arkadaşı ve ordularının komutanı olan Ketboğa, hristiyandılar.
Hülagü, ağabeyi Mengü Han tarafından, Orta Doğu olarak bildiğimiz coğrafyayı fethetmesi için görevlendirildi.

13 Şubat 1258’de Bağdat’ı istila etmesi, Halife Mustasım Billah’ı halıya sarıp, bütün Moğol ordusunu üstünden geçirmesiyle adını tarihe yazdırdı. Orduları, buradan Suriye üstüne ilerledi. Müttefikleri, Gürcistan Krallığı ve Kilikya Ermeni Krallığı’ydı.

Hülagü Bağdat’ı aldıktan sonra  Eyyûbi Sultanı Nasır Yusuf’a bir mektup gönderip teslim olmasını isteyince, o da başına geleceği bildiği için Me
mlükler’den yardım istiyor. O sırada Memlüklerin başında, bir Kıpçak Türk’ü olan Sultan Mansur Ali var. Asıl adı Aybeg olan bu çocuğu, başka bir Türk, Seyfettin Kutuz tahttan indiriyor ve devletin de başına geçiyor. Orduların başına da Baybars adlı bir arkadaşını geçiriyor.
baybars14
Baybars

Baybars, Moğol istilası sırasında bütün ailesi katledilen ve Bizanslı tüccarların eline düşen bir Türk çocuğudur. Selahattin Eyyubi’nin gönderdiği görevliler tarafından Sivas’ta tüccarlardan satın alınmıştır. Emsallerinin fiyatı 1000 dinarken, gözündeki bir lekenedeniyle işe yaramaz olduğu düşünülerek 40 dinara satılmıştır. Eyyubiler tarafından yetiştirildi ve Selahattin Eyyubi’nin ölümünden sonra yaşanan kargaşa ortamında, Seyfettin Kutuz ve diğer pek çok yetenekli Türk gibi devlet kademesinde yükseldi. Şimdi Diyarbakır’ın ilçesi olan Silvan’da, tanınmayan bir komutanken Moğol istilasına karşı gösterdiği başarılarla adını duyurdu. Bu savunma savaşı devam ederken Mısır’a çağırıldı. Onun Mısır’a dönmesinden kısa süre sonra, Moğollar da Eyyubilerin Doğu Anadolu kolunu tamamen hâkimiyetleri altına aldılar. Seyfettin Kutuz’un Memlüklerin başına geçmesiyle, Baybars da ordularına komutan oldu.
250px-Campaign_of_the_Battle_of_Ain_Jalut_1260.svg
Moğol İstilasının Sonu- Ayn Calut Savaşı

Hülagü’nün Bağdat’ı feth etmesinden iki sene sonra, şimdi Filistin’de bulunan Ayn Calut adlı bölgede İlhanlı ordusuyla, Memlük ordusu karşı karşıya geldi. Moğol ordusunun başında Hülagü’nün bir oğlu ve yakın arkadaşı Ketboğa vardı. Memlük ordusunun başındaysa Seyfettin Kutuz’un dostu Baybars bulunuyordu. İlhanlı ordusunda Gürcü ve Ermeni askerleri, Memlük ordusundaysa Arap askerler vardı.
3 Ekim 1260’ta Moğol ordusunu karşılayan Memlük ordusu 20.000 askerden oluşuyordu.
Zafer kazanmaya alışık olan Moğol ordusu, karşısındakileri halifenin araplarıyla karıştırmış olacak ki Atlı okçuların hilal taktiğine düştüklerini fark ettiklerinde, iş işten geçmişti. Bu savaşta, Baybars’ın atlı okçuları, bomba da kullanmıştır.
Ermeni ve Gürcülerle takviye edilmiş meşhur Moğol ordusu, Ayn Calut’ta, işte o gün yok edildi.
Ayn kelimesi Arapça’da “göz” demektir.
Calut, Davut Peygamberin çocukken öldürdüğü devin adıdır.
Devin gözü, o gün çok daha dehşetli bir imha savaşına şahitlik etti.
Seyfettin Kutuz, bu zaferden sonra Hülagü’ye bir mektup ve sandık gönderiyor.
Sandıkta, Hülagü’nün oğlunun, arkadaşı Ketboğa’nın ve ordusundaki komutanların kafası bulunuyor.

Türklük Şuuru

Ayn Calut yenilgisi, Hülagü’nün ilerleyişinin ve Orta Doğu’da Moğol istilasının sonu oldu. Moğol orduları, Cengiz Han’dan beri ilk defa yenilginin tadını aldı.
1243 yılında, yani bu savaştan 17 yıl önce, Moğollar Kösedağ’da Selçuklu ordusunu yenmiş ve Anadolu Selçuklularını hakimiyetleri altına almışlardı. 1256’da yani 4 yıl önce de Hülagü tarafından görevlendirilmiş ordu komutanı Baycu Noyan, İzettin Keykavus baş kaldırınca ordularını yenmiş ve onun yerine kardeşi IV. Rüknettin Kılıçarslan’ı sultan ilan etmişti. Seyfettin Kutuz, yoldaşı ve ordularının komutanı Baybars’ı, Anadolu’daki kardeşlerine yardım için gönderiyor. Baycu Noyan, başarılarından dolayı fazla göze batmış olacak ki Hülagü tarafından idam edilmiş, Ayn Calut’da Moğol ordusu dağıtılmış, talih artık başka bir istikamet gösteriyor…
Anadolu’daki beyler, Moğol dehşetinden o derece korkmuşlar ki, Seyfettin Kutuz’un ve Baybars’ın çağrısına destek vermiyorlar.

Dünya’nın Kaderini Değiştiren Türk

Seyfettin Kutuz, Celalettin Harzemşah’ın yeğeniydi. Durumun vehametini zamanında tespit ederek Memlük tahtına çıktı. Tahta çıktığı yıl Moğol ilerleyişinin sonu oldu. Toplamda 2 yıl hüküm sürdü.
Baybars, Ayn Calut zaferi karşılığında kendisine Halep valiliğini vaad eden Seyfettin Kutuz’u öldürerek tahtına çıktı.
Mısır’ın adını değiştirip, Göktürklerden sonra üçüncü defa bir devletin adına Türk kelimesini yerleştirdi. Mısır ve onun hakim olduğu toprakların adı artık “Devlet it’Türki” olmuştu.
Moğol tabiyetinde olan Kilikya Ermeni Krallığı’nı yok etti.
Haçlıların elinde bulunan Kudüs Krallığı’nı kuşa çevirdi, perişan etti.
İngiltere kralı I. Edward’ın açtığı IX. Haçlı Seferi’ni püskürttü.
Ayn Calut’tan sonra Elbistan’da da Moğol ordusunu yendi. Anadolu beylerinin kendisine destek vermemesi nedeniyle MoğolLAR üzerine yaptığı sefer yarım kaldı ama Moğol tabiyetinde bulunan hristiyan krallıklar başta olmak üzere herkese savaş açtı ve zafer kazandı.
Altın Ordu Devleti’yle de siyasi münasebetler kurup, dostluğunu göstermeyi ihmal etmedi.
Haçlıların ve Moğolların krallıklarını yıkarken, ordularını dağıtırken, limanlarını taşla doldururken, buna karşılık Moğollar ve Haçlı orduları geçtikleri yerlerde taş taş üstünde bırakmazken, her günü bir savaşta geçen Baybars sayısı hesaba gelmeyecek kadar imar eseri yaptırmayı da ihmal etmemiş.
Şam ve Kahire arasında post teşkilatı kurmuş. 13. yy şartlarında bile o mesafede bir mesajın iletilmesi 4 günlük iş haline gelmiş. Sayısız sulama kanalı, köprü, liman kurmuş. Türk Devleti adını koyduğu ülkenin tarımıyla bile bizzat ilgilenmiş. Düşmanlarının yaktığı kütüphanelerin karşılığında daha büyüklerini kurmuş.
Hepi topu 17 yıllık hükümdarlığına, bir çok ömre sığmayacak kadar şeref levhası biriktirmiş.
Ailesini katleden Moğol istilasına, saçma sapan Amerikan filmlerini yazanların ve ağzını ayırıp aptal gözlerle izleyen yığınların bile hayâline sığmayacak bir intikamla cevap vermiş…
Güzündeki beyaz leke yüzünden 40 dinara satılan bu Türk çocuğu sonra ne yapmış biliyor musunuz?
1277’de, 54 yaşındayken sultanlığı bırakıp, tek başına, bir gece yola çıkarak doğduğu topraklara gitmiş.
Arabischer_Maler_um_1335_004
Ne demişti gazi başbuğ?

Türk çocuğu ecdadını tanıdıkça daha büyük işler yapmak için kendinde kuvvet bulacaktır.

İçinde bulunduğumuz şartların vehametinden dolayı usanan, umutsuzluğa düşen bütün kardeşlerime, şimdi bir kere daha okumalarını tavsiye ediyorum.

Caner Kara 
5 Eylül 2015