Iğdır Ölçeği (!)

Atsız Beğ, 1966 yılında yazdığı bir yazıya, Türkçüleri bütün diğer fikir cambazlarından ayıran en özet başlığı atmıştı : “Biz Ne İstediğimizi Biliyoruz
Yazının her satırı önemlidir elbette; fakat bir cümlesi diğerlerinden de önemlidir :
Birleştirici, yürütücü, kalkındırıcı olan yalnız Türkçülüktür.

Ebedi aleme göçmeden 6 ay kadar önce kendisini ve davasını kimlerden ayırdığını da net olarak işaret etmişti.
Onları da yine en özet ve veciz biçimde tanımlamıştı : “Ne Yaptığını Bilmeyenler”

Biz Türkçülerin ezberlerimizde yer etmiş ve 70 yaşında bir dava adamının, gençleri bile utandıracak mücadele azmini işaret eden şu cümleyle “ne yaptığını bilmeyelerle” arasına mesafe koyuyordu :

“Yüksek tepelere kartal da çıkar, bazen yılan da çıkar ama kartal yükselerek, yılan sürünerek çıkar.”

Ömrünün 70 yıllık şeref levhasına toz bile konmasına tahammül etmeyen ve sürünmek yerine yükselmeyi tercih eden bir dava adamının, “Tanrı 70 yıl daha verse” mücadeleye hazır ruh hali !

Siyasetsiz olmazmış !

Ne yaptığını bilmeyenler için öyledir !
Biz ne istediğimizi bilenler olarak, istediğimiz şeylerin siyasetle alâkasını da biliyoruz, alâkasız olduğunu da !
4 yıllık emanet koltuklardan da o koltuklarda nasır tutmuş kaba etlerden de bizim ülkülerimize bir hayır gelmeyeceğini biliyoruz.
Milleti kalkındıran hamlelerin “çatılı” yerlerden çıkmadığını, hiç bir milletin Bizans entrikasıyla kalkınmadığını bilecek kadar da dünya gerçeklerine vakıfız.

Siyasetsiz olmazmış !
Siyaseti meslek edenlerin -görüntüde- bir ömür mücadele edip bir metre mesafe alamadığına şahidiz biz. Çileyi, ızdırabı, mücadeleyi dilinden düşürmeyen siyaset erbaplarının, kendileri adına çok büyük atılımlar, çok yüksek kazanımlar yaptıkları halde millet menfaatine kıl kadar hayır sahibi olmadıklarını biliyoruz!

Siyasetsiz olmaz diyerek meydana atılan başkalarının, tersini söylediğimiz zaman art niyet arayanların, çok kısa zaman sonra meslek edindikleri siyasete lânet yağdırdıklarını, bizim tespitlerimiz üzerinden parçası oldukları demokrasiyi boykot çağrısı yaptıklarını görüyoruz.

Partisiz olmaz diyerek meydana atılanların, bir süre sonra seçimlere bağımsız girdiklerini, onu da beceremeyince -sözde- milliyetçisi oldukları millete burun kıvırdıklarını, suçu -sözde- sevdalısı oldukları millete attıklarını görüyoruz.

Seçimsiz, demokrasisiz,partisiz olmaz diyenlerin ve bizim mücadele şeklimizi alaya alarak işe koyulanların, çok kısa zaman içinde bizim sistemimizi taklit etme girişimlerine hayret ederek bakıyoruz.

Mesele aslında çok çetrefilli, içinden çıkılmaz, dolambaçlı değildir !
Asgari ölçülerde insan zekâsına sahip herkesin anlayışına sığacak kadar basittir.
Biz ne istediğimizi biliyoruz; ne yaptığını bilmeyenler anlamıyor. Bu kadar !

***

Ne yaptığını bilmeyenlerin, papağan gibi dimağlarına kazıdıkları ve tekrar etmekten bıkmadıkları bir edebî kalıp türedi…
Çatı, birleşmek, aynı taraf, ortak cephe, ortak hedef, kol kırıl yen içinde kalır, falanca adam tartışılmaz, falanca çatı eleştirilmez, bilmem ne makamı sorgulanmaz, filanca noktaya kadar kafamızı kuma sokalım, söz sahibi olmak için dahil olmak, eleştirme hakkı için içerde kalmak, ıvır, zıvır…
Züğürt tesellisi !

***

MHP’nin Iğdır milletvekili Sinan Oğan 2011 yılında milletvekili olmuş. MHP içinde en büyük toplum desteğine mazhar olmuş 53 kişiden biri olarak 4 sene vekillik etmiş. Bizim değil, o partinin vekili olarak toplamı 53 kişi olan vekillerin içinde grup yönetim kurulu üyeliği yapmış. Yani MHP’nin 53 vekilinin içinde de yönetici olmuş.
Lafın tamamı aptala anlatılır ama aptalların da anlayabileceği gibi yazmak lazım !
Çatının altında birleşmiş kardeşim ! Kol kırılınca yen içinde kalmasına özen göstermiş ! Falanca adamı tartışmamış, eleştirmemiş, falanca makamı sorgulamamış !
İçerde durmuş, söz sahibi olmuş vs…
4 senenin sonunda ne olmuş ?
Bütün MHP’lilerin oy vererek vekil yaptığı 53 kişiden biri ve o 53 vekilin de grup yöneticisi olmasına rağmen aday gösterilmemiş.
Adam değilse neden vekil yapıyorsun, adamsa neden aday göstermiyorsun gibi bizi ilgilendirmeyen soruları kenara koyuyorum. Tanımadığınız adamı hem vekil, hem grup yöneticisi yapıp milletin kaderini mi emanet ettiniz falan da demiyorum bak…

Disipline veriyorlar ihraç etmek için!
Iğdır il disiplin kurulu, oy birliğiyle ihraç talebine karşı çıkıyor.
Değersiz adamlarsa, orada bulunmayı hak etmiyorlarsa, yoldan geçen kişilerse, kim onları il disiplin kurulu yapıyor ” demiyorum !
Hariçten gazel okumuyor hatta yorum yapma ihtiyacı bile duymuyorum.
MHP’nin genel başkanının baş danışmanı sıfatını taşıyan ve Türkçülere akıl vermek, istikamet göstermek heveslerinden kurtulamayan bir Şükrü Alnıaçık var. Onun bir süre önce yazdığı “Iğdır Ölçeği” başlıklı bir yazının sonunu aynen buraya alıyorum:

Iğdır için toprağa düşmüş şehitlerin daha cesedi soğumamışken; palazlanmış bir nefsin, yaşayan bir Ülkücüyü siyasi sebeplerle katletmesine asla izin vermem!

Siyasi sebeplerle yaşayan bir ülkücünün katledilmesine izin vermeyeceğini söyleyenlerin, katle ferman verir noktaya gelmesi 1 (bir) ay sürmüş.

4 yıllık vekil ne ki ?

***
Lafın tamamı aptala anlatılır !
Mecburen tekrar edelim:
Biz ne istediğimizi biliyoruz
Ne yaptığını bilmeyenler” için işte “Iğdır Ölçeği

Caner Kara